istanbul'un fethi ile ilgili şiirler kısa

Konusu 'Özel gün ve hafta şiirleri' forumundadır ve Elif tarafından 16 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. Elif

    Elif Yönetici Admin

    Katılım:
    16 Şubat 2012
    Mesajlar:
    6.464
    Sponsorlu Bağlantılar
    istanbul'un fethi ile ilgili kısa şiirler


    İSTANBULUN FETHİ


    Aştık geçilmez dağlar üstünden
    Öyle vakur, öyle heybetli
    Vardık ot bitmeyen vadilere
    Ayağımız değdi yeşerdi!
    Gönlümüzde büyüklüğü Asya’nın
    Yıktı köhneliğini orta zamanın
    Zamanın karanlığı ortasında

    Şimşek örneği parlayan kılıcımız
    Nur yağdırdı aydınlık yeni günlere
    Eskilik, karanlık düşüverince yere,
    Dağlar, denizler misali,
    Yol verdi gemilere!
    Sustu kulakları tırmalayan çan;
    Burca bayrak dikince Ulubatlı Hasan!

    İbrahim MİNNETOĞLU


    FETİH ZAMANI


    Havanın mavisinde, denizin yeşilinde
    Bir türkü, Ortaasya’dan beri duymuşuz.
    Anamızın sütünden bayraklara kadar
    Yüce fetihle büyümüşüz.

    Yakmış gecemizi yıldızlar
    Burçlardan yana uyanmışız.
    Bir yazı gibi tepeler alnında
    Yazılmışız, silinmişiz.

    Nur ile kuvvet ile aşk ile
    Kaderin büyüsünü bozmuşuz.
    Görmüşüz suretini güzelliğin
    Koca feleklere görünmüşüz.

    Cihanın yarısı gök;
    Önünde şehit şehit durmuşuz,
    Cihanın yarısı İstanbul
    Almışız.

    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA


    İSTANBUL'UN FETHİ HAFTASINDA


    Yirmi Dokuz Mayısta çağ açtı, taştı ünü
    Bir On Dokuz Mayıs da TÜRK'ün Kurtuluş Günü

    Tarihte çağ açılır FATİH 'in edasıyla,
    Laik Devlet kurulur ATATÜRK dehasıyla.

    Mayıs ayı TANRI'nın Türk'e lütuf ayıdır
    Bu lütufla barışın o NOBEL adayıdır.

    ATA'nın vasiyeti Dünyada - Yurtta barış,
    Ne alır,ne veririz Ülkemizden bir karış!

    FATİH armağan etti Dünyaya İSTANBUL'u,
    ATA'dan' KUTSAL ÖDÜL'TRAKYA-ANADOLU...

    ALPER KÜRÜk

    [​IMG]

    BİZANS GÖRÜNDÜ KARŞIDAN

    Geldik surların önüne,
    İçimizde garip bir sevinç
    Tamamlamışız vuslatın tadını
    Böyle hiç.

    Yeditepe kardeş kardeş gülümser,
    Boğaz’ın mavi rüzgârları,
    Bir esinti sarhoşluğu içinde
    İstanbul sizin der.

    Elbet bizim olacak İstanbul,
    İnanmışız,
    Denizlerden, dağlardan, ovalardan gelen
    Bu nurlu bahar içinde yıkanmışız.

    Temiz ellerimizde açacak,
    İstanbul çiçek çiçek.
    Şimdi surlar önünde dalgalanan bayrak,
    Yarın Bizans göklerine yükselecek.

    Arif Hikmet PAR


    İstanbulun fethi

    Şahlanan kır atını, denize sürdü Mehmet,
    Leventler haykırdılar, bize ölmeyi emret.

    Filikalar karıştı, mancılığın sesine,
    Tarihler destan yazdı savaşın böylesine.

    Donanmalar zorlarken Haliç’teki zinciri,
    Kükreyen sele döndü gemilerin her biri.

    Semalardan düşerken iri yağmur damlası,
    Maltepe’den başladı Osmanlı’nın hamlesi.

    Allah Allah sesleri yıldızlara ulaştı,
    Al şafağın rengine, şehit kanı bulaştı.

    “Şahî” gökten döğerken İstanbul surlarını,
    Gedikler ele verdi Bizans’ın sırlarını.

    Bir Şubat sabahında akan sular duruldu,
    Marmara’dan kaleye köprülü yol kuruldu.

    Fatih Mehmet yüzdürdü gemileri karadan,
    İstanbul’un fethini nasip etti Yaradan.

    Burç’a sancağı diken Ulubatlı Hasan’dı,
    Sancağın gölgesinde otuz Meş’ale yandı.....


Sayfayı Paylaş