Ünlü Şairlerden 29 Ekim Şiirleri

Konusu 'Ünlü Şiirler' forumundadır ve Lavinia tarafından 20 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Lavinia

    Lavinia Yönetici Admin

    Katılım:
    16 Şubat 2012
    Mesajlar:
    10.154
    Sponsorlu Bağlantılar
    Ünlü Şairlerden Cumhuriyet Bayramı Şiirleri

    29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ilgili ünlü şiirler

    Ünlü şairlerin Cumhuriyet Bayramı ile ilgili yazmış oldukları şiirleri konunun devamında bulabilirsiniz. Ünlü şairlerin Cumhuriyet bayramı şiirleri..

    Yaşasın Cumhuriyet

    Gölköy adında bir yer varmış Gelibolu'da
    Televizyonda gösterdiler geçen gün.
    Gelenek edinmiş köy halkı,
    "Ben kendimi bildim bileli bu böyledir"
    Diyor muhtar:
    29 Ekim'de toptan sünnet ederlermiş çocuklarını...
    Derken ekranda entarili bir çocuk belirdi
    Kirvesi tutmuş kolundan
    Yatırdılar bir kamp yatağına,
    Ardından sünnetçi olacak zat boy gösterdi
    Elinde bıçağıyla,
    Çocuk kaldırdı başını, bağırdı:
    "Yaşasın Cumhuriyet" diye
    Bunun üzerine de ekran karardı

    Korkarım bu, sade gölköylülerin değil, umumumuzun
    Sade küçüklerin değil, büyüklerimizin de
    Düştüğü bir tarihsel yanılgı
    Çünkü sünnet değil, farzdır Cumhuriyet

    Can Yücel

    29 Ekim

    En güzel günümüzdür,
    Demokrasi ürünüdür,
    Atatürk'ün eseridir,
    Yirmi dokuz ekimler.

    Vatandaşın hür sesi,
    Vatanımın neşesi,
    Kucaklıyor herkesi,
    Yirmi dokuz ekimler.

    Cumhuriyet kuruldu,
    Türk'ün sesi duyuldu,
    Törenlerle kutlandı,
    Yirmi dokuz ekimler.

    Fethi Bolayır

    Cumhuriyet Bayramı

    Ay-yıldızlı bayrağım,
    Semaları donatmış.
    Bugün bayram var diye,
    Şafak erkenden atmış.

    Yüksek tanklar süslemiş,
    Caddeleri, yolları.
    Bugün gözler ilerde,
    Bugün başlar yukarı.

    Akın akın insanlar,
    Meydanlara koşuyor.
    Bugün bayram var diye,
    Bütün millet coşuyor.

    Bu güzel Cumhuriyet,
    Devletimin temeli.
    El üstünde yaşatmak,
    Hepimizin emeli.

    İ.Hakkı TALAS

    ON BEŞ YILI KARŞILARKEN

    Kim derdi yarılsın da nihayet yerin altı,
    Bir anda dirilsin de şu milyonla karaltı.

    Topraklaşan ellerde birer meşale yansın.
    Kim der ki şu milyonla adam birden uyansın.

    Kim derdi seher yıldızı doğsun da bir evden,
    Kaçsın da cehennemler o bir dalma alevden,

    Canlansın ışık selleri olsun da o damla
    Beş devletin öldürdüğü devlet bir adamla.

    Kim der ki en son rakamlar da delirsin.
    On beş asır on beş yılın eb’adına girsin.

    Dünyaları bir fert evet oynattı yerinden,
    Sarsıldı demirler evet azmin demirinden.

    Mazi yıkılıp gitti evet fesli, kafesli:
    Lâkin bugünün ey granit bünyeli nesli,

    Bir şey ele geçmez şerefin sade adından.
    Sen arşı bırak, varsa haber ver kanadından.

    Gökten ne çıkar? Gök ha büyükmüş ha değilmiş,
    Sen alnını göster ne kadar yükselebilmiş.

    Gökler çıkabildin, uçabildinse derindir,
    Tarihi kendin yazıyorsan, eserindir.

    Bahsetme bugün sade dünün mucizesinden,
    İnsan utanır sonra yarın kendi sesinden.

    Asrın yaşamak hakkını vermez sana kimse;
    Sen asrını üstünde izin varsa benimse;

    Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır
    Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

    Mithat Cemal KUNTAY


Sayfayı Paylaş