Hacivatla Karagöz ün kısa diyalogları

Konusu 'Web Cafe' forumundadır ve webkolik tarafından 15 Mart 2014 başlatılmıştır.

  1. webkolik

    webkolik Süper moderatör Yönetici

    Katılım:
    17 Şubat 2012
    Mesajlar:
    3.051
    Karagöz ile Hacivat arasında geçen kısa konuşmalar, Karagöz Ve Hacivatın Kısa Diyalogları


    HACİVAT İLE KARAGÖZ


    HACİVAT - Hoş geldin sevgili Karagöz'üm !
    KARAGÖZ - Hoş bulduk, kel kafalı kara üzüm !
    HACİVAT - Nereden gelip nereye gidiyorsun bakalım?
    KARAGÖZ - Bir yere gittiğim yok, oğlumla kaç saattir okuma yazma çalıştık... Biraz gezeyim dedim.
    HACİVAT - Tabii iyi yaptın efendim, kafan balon olmuştur.
    KARAGÖZ - Hay hay. Kafam balon oldu da uçmasın diye boynuma yapıştırdım.
    HACİVAT - Hemen yanlış anlama, yani uzun zaman ders çalışmaktan kafan şişmiştir.
    KARAGÖZ - Kafam pişti de soğutmaya çıktım..
    HACİVAT - Allah iyiliğini versin! Neyse, çalışmalar iyi gidiyor mu?
    KARAGÖZ - Hem de nasıl iyi gidiyor bilemezsin Hacı Cavcav ! Sen söyle de müdür
    benim ilkokul diplomamı hazırlasın...
    HACİVAT - Efendim sen hele hepsini iyi öğren de diploma işi kolay...

    KARAGÖZ - Şey... Okuma yazma öğrenirsem diploma başka başka ne işime yarayacak?
    HACİVAT - Bak, mesela artık mühüre de lüzum kalmayacak...
    KARAGÖZ - Yerine kimse bakmayacak mı?
    HACİVAT - Kimin yerine Karagöz'üm?..
    KARAGÖZ - “Artık müdüre lüzum kalmayacak...” dedin ya !
    HACİVAT - Efendim, müdür değil mühür ! Hani imza yerine bastığın damga yok mu?
    KARAGÖZ - Öyle söylesene köftehor !
    HACİVAT - Pekâlâ mektup yazmasını biliyor musun?
    KARAGÖZ - Biliyorum Hacı Cavcav, çok kolay !..
    HACİVAT - Aferin, demek bilgini o kadar ilerlettin? O hâlde söyle bakalım, mektup nasıl yazılır?
    KARAGÖZ - Oğlum "Hazır Mektuplar" diye bir kitap getirmiş... Onun içinden seçip seçip yazılır.
    HACİVAT - “Allah iyiliğini versin !” desene oğlun da senin kafada yetişiyor. Hiç
    kitaptan kopya edilerek mektup yazılır mı?
    KARAGÖZ - Niye yazılmasın? Bir yere yazdım, oldu.
    HACİVAT - Pekâlâ cevap geldi mi?
    KARAGÖZ - Cevap gelmedi, mektubun kendisi geri geldi.
    HACİVAT - Neyse... O zaman seninle biraz mektup üzerine konuşalım. Örnek ister misin?
    KARAGÖZ - Parasız olursa isterim Hacı Cavcav ! Pişirip akşama yeriz.
    HACİVAT - Yine ne anladın, mektup pişirilip yenir mi?
    KARAGÖZ - Köftehor, “Ördek ister misin?” dedin ya!..

    HACİVAT - Aklın yine başka yerlere gitti. Sen şimdi beni iyi dinle ! Bir defa tarihsiz
    mektup olmaz.
    KARAGÖZ - Anladım, talihsiz mektup olmaz.
    HACİVAT - Talih değil, tarih !.. Yani mektup kâğıdının üst-sağ köşesine o günün tarihi
    yazılır.
    KARAGÖZ - Hay hay, yazılır !
    HACİVAT - Mektubu kime göndereceksin Karagöz'üm?
    KARAGÖZ - Yabancıya gitmesin, kendime gönderirim. Hem de çabuk gelir.
    HACİVAT - Saçmalama, insan kendine mektup göndermez. Diyelim ki babana
    yazacaksın !
    KARAGÖZ - Pataklarım ha ! Babam mezarda, postacı mektubu ona nasıl verecek?
    HACİVAT - Allah Allah... Pekâlâ, mektubu bana yazıyorsun nasıl başlarsın?
    KARAGÖZ – “Keçi suratlı Hacı Cavcav, webokur.com çabuk yanıma gel, canım seni pataklamak
    istiyor!” diye yazarım.
    HACİVAT - Efendim olur mu? “Çok Sevgili Arkadaşım, Hacivat Çelebi Beyefendi”
    diye yazılır.
    KARAGÖZ - Ben sana öyle yazamam, çok istiyorsan otur kendin yaz !
    HACİVAT - Pekâlâ, bana yazma! Oğluna yazıyorsun “Çok Sevgili Oğlum!” diye
    başlarsın.
    KARAGÖZ - Gerisini biliyorum. Mektup bitince zarfa koyar, üstüne de adres
    yazarım.
    HACİVAT - Aferin Karagöz'üm, sonra?..
    KARAGÖZ - Sonra da oğluma telefon edip mektubu okurum.
    HACİVAT - Yine sinirlerim oynamaya başladı.